Yarim Kalan Seyler
Ingilizce başlamıştım aslında bloguma ama Türkçe devam etmek istediğime karar verdim. Ya nedir benim bu tembelliğim anlamıyorum. İki tane yazı yazdım şimdiye kadar topu topu. Yazıları yazmamın uzerinden 3 ay geçti :-) Böyle bir tembellik olabilir mi? Olmamasi lazım elbette.
Dün ofiste masamda otururken nelere baslayıp yarım bıraktığımı düşündüm. Liste korktuğum kadar kabarık çıkmadı ama yine de var 3-5 tane bir şey. Maymun iştahlı diyoruz değil mi ona buna saldirip sonra hicbir seyin sonunu getirmeyen kisilere? Şimdi, benim listeme bir bakalım..
1) Gitar çalmak : Lise 2'nin yaz tatilinde ilk defa klasik gitar kursu almaya başladım. Gayet de iyi gidiyordu aslında. Bir ay içinde Gulnihal ve Sözsüz Şarkı'yı çalabilmiştim (bunlar kurs kitabında yer alan en zor şarkılar idi). Ah, bir de o dönem cok meşhurdu.. Akdeniz Akşamları ve Haluk Levent'in 3 tane akor arasında dönüp duran bir sürü parçasını çalıyordum :-) Ondan sonra ne oldu, ÖSS bahanesi ile kursu bıraktım. Sonra üniversiteye gelince öylece kaldi. Hem Haluk Levent parcalarina olan ilgimi de artik kaybetmistim, su anda duydugum yerden kaciyorum. Ondan sonra elektro gitar calayim bari dedim. Hani universiteye yeni baslamisim ya, rock muzik, taksim'im salas rock barlarinin mudavimi olmak sart olmustu. Neyseki elektro gitari hic almadim. Ama okul bitti ve master'a basladiktan sonra gitar kursuna tekrar basladim. 2 hafta gittim ve biraktim. Hoca cok fenaydi valla ya, yoksa hevesim filan tepedeydi. Gitari ilk elime aldigimdan beri 8 yil gecmis. Dun gitar calma olayini ciddiye almadigim icin pismanlik hissettim. Guzel olurdu oysa ki,, Galiba yeniden baslayacagim
2) Perkusyon Grubu: Aslinda bunu pek yarim birakmis sayilmam. En azindan kursun bir modulunu bitirdim ve Caddebostan Kultur Merkezinde konser verdim diger grup arkadaslarimla birlikte. Hatta biletlerimiz 20 YTL'den satildi :-) Ama kursun son donemlerinde hocanin yok album calismasi, yok bilmem ne konseri diye diye gruplarini surekli sallamaya baslamasi hevesimi kirdi. Son zamanlarda hoca olmaksizin sadece ogrenciler bir arada olmak pek hos degildi. Bir suru para verip konga bile aldim. Tekrar calmaya geri donebilirim. donmesem bile konga salonun bir kosesinde guzel duruyor :-)
4) Org Calmak : Ben kucukken ailelerin cocuklarina org dersi aldirmasi cok populerdi. Sehrimizin en buyuk lisesinin kacik muzik hocasinin ellerine teslim edilmistim. Ilkokul 4-5 donemleri bunlar. Hani, istiklal marsini cuma ve pazartesi gunleri okula soyletirken, giris olarak "ses veriyorum: Korkmaaaa" diye baslayip sonra ellerini yukari asagi saga sola sallayarak mars okutan hocalardan. Flut calamayinca sozluden sifir veren, ozetle insanlari muzikten nefret ettiren hoca tiplerinden iste. Org dersi aldim ondan. Fakat olay en nihayetinde dugun piyanisti olmaya dogru ilerliyordu. Ailemin her misafir geldiginde haydi bize org cal demesi de cabasiydi. Sonuc, biraktim ve hiiic pisman degilim. Yamaha PSR62 model orgum var. Arap sarkilari calmak icin ceyreklestirme ayarlari bile mevcut. Kina gecelerizini senlendirmeye talibim ve Kasap Havasini cok guzel calabiliyorum (en sevdigim parca :-) )
5) Latin danslari : Bir sene okulun dans grubunda yer aldim. Adam gibi dans etmek icin kilo vermek lazim. bu gobekle o daracik kiyafetleri giyemezdim :) Ozetle fiziksel sartlar beni zorladi biraz. Kilo vereyim hemen tekrar...
3) Almanca Kursu: Ah kafami duvarlara vurasim var. Keske keske... fakar simdi ispanyolca'ya devam ediyorum ve Me encanta espanol!! Almanca'ya sira gelir elbet
4)Master: Malesef ki master'i bitiremedim. Istenmeden oldu aslinda. Belki su anda calistigim isin buyusune kapilip okulu ikinci plana attim. Fakat sansim bana yardim etti veee AF CIKTI :) ne guzel.. Eylul'de okuldan atilmisim. Kasimda af cikti.. Bu sefer bitecek. Diplomami boynuma asip Istiklal'de yurumek istiyorum.
Aklima bunlar geldi, cok da birsey yokmus aslinda. Ama mevcut durumuma bakarsam, birazcik gitar calan, cat pat almanca konusan, az birsey dans bilen, okuldan atilmis perkusyoncu cocuk cikiyor ortaya...
begenmedim ben bu profili...
NOT: Yazıyı işyerinde yazdığım için Türkçe karakter kullanamadım. Eve gelince düzeltmeye giriştim ama çok sıkıcıymış düzeltme işi :)
2 comments:
Çok da kafana takmana gerek yok. Gerçi bikaç sefer gelip baktım bloguna ama alışamadı galiba oraya, belki de
döndü Türkiye'ye diye düşündüm.
Ama bir çok kişi seninle aynı durumda inan bana. Müzik aleti çalmayı, yüzme sporunu, bir dil öğrenmeyi tamamlamak sonuna kadar gitmek herkesin harcı değildir. :) Yani başaranlar üst insan demiyorum ama herkes yapamıyo işte. Normal bişi.
Blog olayı da öyle. Herkes hergün şakır şakır nasıl yazıyo diyodum ama bi baktım bazı arkadaşlarım da zaman zaman yazılarına ara veriyor, onlar da sıkılıyormuş meğer. Hem kimisi haber veriyor bi süre yazmayacağını kimisi aniden bırakıyor. Yani bence yalnız değilsin :)
doğru söylüyorsun aslına. Ama yine de bu kadar çok yarım kalan şey olmamalıydı aslında.
Burada zaman sıkıntısı çekmiyorum İstanbul'da olduğu gibi. En iyisi gidip bir gitar almak ondan sonra dil kurslarına geri dönmek :)
Post a Comment