Ben bu logonun anlamını şşşt sessiz olun, kornaya basmayın,yakında kilise var, hastane var anlamına gelen masum birşey sanıyordum. Çünkü altında ne bir yazı var, ne de bir açıklama. Meğer, bu logo Victoria Court isimli bir motelin logosuymuş. O şşş yapan kadın figürü de, "kaçamak yapıyoruz, şşş kimseye söylemiyoruz, gizlilik bizim ilkemiz" anlamına geliyormuş. Yani iyi uydurmuşum :-)
Bunu nasıl öğrendiğimi ise şöyle açıklayayım. Dün gece bir arkadaşın doğum günü partisine davetliydim. Parti sürpriz olacağı için, doğum günü sahibinden erken mekana varmak ve saklanmak gerekiyordu. Biz 3 kişiydik. Ben, AJ ve Ish. Ish, doğum günü sahibinin(ismi Nick) ev arkadaşı. E haliyle, zavallı Ish, Nick evden ayrılmadan çıkamadı. Nick evden ayrılır ayrılmaz, Ish bizimle buluştu. Hemen bir taksiye atlayıp Victoria Court'un yollarına düştük.
Hemen arada belirteyim. Kutlamalar, arkadaş toplantıları, partiler genelde evlerde yapılıyor. Ya da bir otelde oda tutuluyor bütün millet oraya gidiyor. Şehir içinde ve şehir dışında sırf partilerde kullanılması için günlük kiralanan evler var. Özetle ev partileri burada çok çok popüler.
Devam edeyim, Victoria Court'a vardık ve ben o şşşş yapan kadının resmini görünce kafam karıştı tabi.. Nedir bu diye sorunca bana açıkladılar. Hemen girişte, şöyle bir poster de var herşeyi açıklayan:
Taksiden indik, koşa koşa odaya doğru gidiyoruz. Kapıyı açtık, içeri daldık. Kimse tanıdık gelmiyor.. İçeridekilerin kafası da bir dünya zaten. Gülümseyen gözlerle bize bakıyorlar. Sonradan anladık ki yanlış oda:-) Apar topar çıktık, bir yandaki odaya girdik. Komedi,içeri girdiğimiz zaman yaşandı. Beklemekten sıkılmış tabi insanlar. Adımımızı attığımız gibi ışıklar yandı ve "SURPRISEE!!". E Nick değildik :) oflayıp pufladılar, sonra biz de yerimizi aldık ve gelmelerini bekledik. :) Komik bir başlangıçtı doğrusu
Size biraz mekandan bahsetmek istiyorum. Oda çok eğlenceli dizayn edilmiş. Ortada bir tane kafes. Hani striptizcilerin şov yaptıkları kafeslerden:
Tüm duvarların kırmızı ile kaplı olduğu bir yatak odası:
Bir de ana mekandan kırmızı bir perdeyle ayrılmış, duvarları kırmızı yumuşak bir malzeme ile kaplanmmış, kendinen geçenlerin birbirini duvardan duvara vurması için tasarlanmış bir mekan:
Giriş kısmı:
Normalde parti dediğimiz zaman aklınıza ne gelir? Mekan, yiyecek, içecek, müzik ve dans değil mi? Mekanı gördünüz, yiyecek ve içecek de vardı ama müzik&dans yoktu!
Saat 8den gece 1'e kadar bir tane karaoke makinesinin başına insanlar içip içip sırayla şarkı söylediler. Mikrofonu eline alan döktürüyordu.
Filipinolar karaoke yapmaya bayılıyorlar. Karaoke'nin buradaki adı Videoke. Videoke her eğlence ortamının olmazsa olmazı. Mesela, şirketçe motivasyon kampına gitmiştik bir resort otele. Kaldığımız süre boyunca, her gece sırf bizim gruba özel bir videoke aleti getiriliyordu. Elde bir şişe bira, saatlerce şarkı söyle dur. Redbox adına çok güzel bir Videoke mekanı var. Menülerine bakıyorsunuz, öğle yemeği promosyonu var. Sing all you can!! Düşünsenize, işyerindesiniz, öğle arası geliyor. Yemeği Redbox'da yemeye karar veriyorsunuz. Bir saat yemek ye, şarkı söyle sonra işe geri dön :) Eğlenceli değil mi? Mesela beyaz eşya satan bir yere gittiniz diyelim. Mutlaka videoke makinesi de satılıyordur. O makine açıktır ve müşterilerden birisi mikrofonu almış sarkı söylüyordur.
Lonely Planet Filipinler kitabında şöyle bir paragraf var:
"Belting out versions of ballads is a national pastime and you won't so much need to find karaoke as eventually try to get away from it. It is common in bars, cafes, stores, buses(!!), almost anywhere there's a person, a microphone and a dream"
Partideki videoke olayı ilk etapta eğlenceli gelse de, mikrofonu almak kolay olmadı. Diğerleri ile arada ciddi bir rekabet vardı :-). İlk saat iyi idi, ikinci saatten sonra canım sıkılmaya başladı. Üçüncü saatten sonra ise susun demek istediğim anlar oldu. Ama genel olarak eğlenceliydi diyebilirim.
Sizin için iki tane de videom var, karaoke anlarından..
Solistlerimiz Nice, Candy ve Abby.
Nick'in doğumgününden.. from Array Array on Vimeo.
Ve benim müzikten dolayı kendimden geçtiğim an. Bu sefer mikrofonda Alphi var. Alphi 27 yaşında, hukuk okuyor ve Manila'ya yakın bir kasabada yaşıyor. Kasabanın topraklarının 3'te ikisi bu arkadaşın ailesine aitmiş. Ama para, güzel ses getirmiyor :)(insanların maddi durumları ile ilgili bu gibi bilgiler, tanıştıktan hemen sonra bir şekilde kulağınıza geliyor:-) Ben de paylaşmak istedim)
Untitled from Array Array on Vimeo.
Filipinoları seviyorum. Hiç bu kadar arkadaş canlısı, sohbet etmeyi seven, eğlenen(tamam, biraz farklı metodları var), konuşkan bir insan grubu görmedim. Burada kendimi hiç yabancı gibi hissetmedim. Hiç bir ortama girerken zorlanmadım. Her yerde gülümseyen suratlar karşıladı beni. Ayrılık zamanım yaklaşıyor buradan..
Sevgiler!!
4 comments:
odaları sevdim.Bu odalarda parti fikrini de cok akillica buldum. Karaokeleri dinledim, sevmedim.Hep komik gelir, yorar beni detone sesleri izlemek.. Sen şarkı söyleseydin, o zaman "belki" beğenebilirdim..
Odada parti fikri bence de cok akillica.SAdece eglen, temizligi baskasi yapsin. Rahat..
Dun geceki karaoke faslindan bir sure sonra ben de SIKILDIM. Ve evet, cok komikti :)
Bana gelince, cok iddiali konusurum sarki soyleme konusuna. Beni, "belki" degil, "kesin" begenirdin :) :PpP
Parti olayı çok hoşuma gitti, bizimkilerden çok farklı. Bilirsin İngilizce ders kitaplarında party kelimesi çok sık kullanılır. Burada tam oturmuş :)Kırmızı rengin hakim olduğu odalar çok sıcak ve başka şeyleri de çağrıştırıyor:)
Videoları da izledim, medeni cesaretleri çok fazla. Biz ses yok diye asla mikrofonu elimize almayız :)
Filipinliler hoş insanlar gibi görünüyor. Filmlerdekiler hariç,tanıdığımız olmadı.
Sevgiler
Filipinolar çok şekerler gerçekten. Ama dediğin gibi konu şarkı söylemeye geldiği zaman medeni cesaret çok çok fazla. Aslında medeni cesaret dememek lazım buna. O kadar yadsınmış bir şey ki, çok çok normal şarkı söylemek. Daha hiç mırım kırım eden dahi görmedim. İlk katıldığım videoke partilerinde gülmekten kırılıyordum, çok komik geliyordu. Ama şimdi ben de onlar gibi oldum. :-) Fakat belirttiğim gibi, 5 saat de hiç çekilmez şarkı söyleme olayı. Hiç mi sıkılmazlar ya.. hayır hiç sıkılmıyorlar.. Bir mikrofon bir bira ver ve kendi hallerine bırak. :)
Post a Comment