Monday, December 1, 2008

1 Aralik, Dunya AIDS Gunu Icin...





Bugün 1 Aralık, Dünya AIDS Günü..

HID/AIDS keşfedileli 20 yılı aşkın zaman geçti. bu 20 sene içerisinde tedavi ve önleme konusunda bir çok araştırma yapıldı, bir çok sonuca ulaşıldı.

Bugün kullanılan virüs baskılayıcı tedaviler sayesinde HIV pozitif olan kişiler işlerinde, okullarında, sosyal hayatlarında hiç bir sorun yaşamadan yaşamlarına devam ediyorlar. Yani sağlıklılar, artık HIV/AIDS ölümcül bir durum değil. Dünya Sağlık Örgütü HIV/AIDS'i kronik hastalıklar listesine alalı epey zaman geçti ama...

Evet, bu 20 sene boyunca ilerleyen tek şey tedaviler olmadı. Malesef önyargılar tedavi yöntemlerinden çok daha hızlı ilerledi.

HIV/AIDS ilk keşfedildiği zaman, eşcinselliğe karşı yürütülen kampanyalarda çok kullanıldı. Gay kelimesi Got Aids Yet ile eşleştirildi. Malesef bu kampanyalar o kadar başarılı oldu ki, insanlarda oluşan önyargılar bugün hala yıkılamadi. Hastalığın cinsel yolla bulaşması, onu tabu haline dönüştürdü. HIV virüsü kapanlar hep günahkar, kötü birşey yapmış, marjinal insanlar olarak lanse edildiler.

Virüsü taşıyan insanlar dışlanma korkusu, etiketlenme korkusu ile hep durumalarını sakladılar, haksızlığa uğradıklarında seslerini hiç çıkaramadılar. Durumları ortaya çıkmasın diye tedaviyi reddettiler. Doktorlar ameliyat etmeyi reddetti, hastane kapılarında öldüler. Yılların emeği ile kurdukları kariyer hayatlarının birden bire sonunda buldular kendilerini. Eşlerini kaybettiler, arkadaşlarını kaybettiler, ailelerini kaybettiler. Hayatlarını kaybedenlere kimse üzülmedi, hakketmiştir dediler arkalarından. Bu derece büyük travma yaşayan bu kişiler, bir de son darbeyi toplumdan yediler.

Bugüne kadar hep mücadele edildi HIV/AIDS ile. En kolay yöntem olan korku aşılandı insanlara. Saçma sapan mailler döndü, yok sinema koltuğunda iğne batırıyorlar, ankesörlü telefonda kanlı iğne yerleştiriyorlar diye. Bu da sosyal fobiyi iyice körükledi. Peki sonunda ne oldu? HIV/AIDSten korunması gereken toplum, HIV pozitif kişilerden korkar kaçar duruma geldi.

Oysa, sosyal ilişki ile bulaşmıyordu bu hastalık, sarılmak, el sıkışmak, konuşmak, gülümsemek hepimizin ihtiyacı değil mi? HIV pozitif ya da değil, ne farkeder ki?



* HIV pozitiflerin artık sağlıklı bir hayat sürebildiklerini
* HIV pozitiflerin evlenip tedaviler sayesinde sağlıklı çocuk sahibi olabildiklerini
* HIV'in sadece kan yolu ya da KORUMASIZ cinsel ilişki ile bulaştığını
* Korunduğunuz sürece karşınızdaki insanın HIV+ ya da HIV- negatif olmasının farketmeyeceğini
* HIV pozitif bir kişiye sıkıca sarılabileceğinizi
* HIV pozitif bir kişinin tabağından yemek yiyebileceğinizi
* HIV/AIDS'in bir belirli bir sınıfın, grubun, mesleğin, zümrenin sorunu olmadığını

kaçımız biliyoruz?

Bugün 1 Aralık, Dünya AIDS günü,

Bugün hiç bir hastalığa ahlaki boyut yüklenemeyeceğini hatırlama günüdür..


Sevgiler...

4 comments:

serrose said...

bu yararli bilgiler icin tesekkurler
ayrica gurbetten gurbete sevgiler

berraque said...

zamanında aids'i bi derece daha gundeme getirip insanları bilinclendiren biri de freddie mercury'dir .
oyle aklıma geldi .
(=

Anonymous said...

5 yıla kadar kesin tedavisi çıkıyomuş ama virüs taşıyan bazı kişilerin bile bile korunmasız ilşkiye girmeleri ancak Türklerde olur sanırım. Bu konu başka konu gerçi ama aklıma geldi. 20 yıl önce Murteza Elgin ile başlamış bu hastalık ve de o yıllarda doğan çocuklar şimdi kocaman oldular. Dikkat, dikkat, dikkat. Başka da bişi demiyorum, Allah kimsenin başına vermesin diyorum..

Sevgiler

Array! said...

serrose
--------
Rica ederim serrose, bilgilendiğini düşünüyorsan ne mutlu bana..

berraque
--------
Freddie Mercury AIDS'den hayatının kaybettiği zaman durum çok farklı idi. Virüs baskılayıcı tedavi yöntemleri ortada yoktu henüz. ama şimdi neyse ki, HIV pozitif kişiler ilaç kullanarak sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürebiliyorlar.

Yazbakim
--------
Selam yazbakim, virüs taşıyıp bile bile korumasız ilişkiye girme vakası bilmiyorum hiç. Ama türkiye'de virüs taşıdığını bilmeyip, korumasız ilişkiye girme olayı çok. Çünkü kimse test yaptırmıyor. Herkes başkasının başına gelir diye düşünüyor, ya da marjinal yaşam tarzı olanların vs başına gelir diye düşünüyor. dikkatl olmak lazım evet, ama dikkatli olmaktan kasıt bu HIV pozitif kişileri dışlamak değil, sadece neyin ne olduğunu bilmek, bilinçlenmek ile olabilir ancak..