Thursday, February 19, 2009

Puerto-El Nido yolculuğu


El Nido, Palawan adasının kuzey ucunda kalan minicik bir kasaba. Günde 10 saat elektriği var. Hiç banka şubesi yok ve en güzeli, dünyanın en önemli doğa alanlarından birisi olan Bacuit Archipelago bölgesine çok yakın olması. Archipelago Türkçe'de ne demek bilmiyorum. Bir sürü küçük ada, beyaz kum, mercanlar, rengarenk balıklar hepsini bir arada düşündüren bir kelime olsun..

Sabah saat 05:00'da "otogar" denilebilecek alanda olmam için beni 04:15'de alması için bir gece önceden bir tricycle sürücüsü ile konuştum. Puerto Princesa'da sadece tricycle var. Taksi, otobüs filan yok.

Biniyorsunuz, 12 peso veriyorsunuz ve sizi istediğiniz yere götürüyor. Ancak benimki özel servis olduğu için sıkı bir pazarlık ile 75 pesoya anlaştım. Daha sonra tanıştığım kişiler arasında 200 peso veren bile vardı. Normalde 50 pesoya filan gidiyorlarmış.

Otobüs tabi ki, felaketti.

Ama o an bana herşey çok eğlenceli geliyordu. Zaten beklentim de yüksek değildi. Fakat, böylesine bir otobüste 7-8 saat kimi zaman beton, çoğu zaman toprak yollardan seyahat etmek inanın hiç kolay değil.


Bir de camlar filan açık olduğu için, üstünüz başınız toz içinde kalıyor. El Nido'ya vardığım zaman, omuzlarımdan toz kalkıyordu. Saçlarım, renk değiştirmişti.

Roxas'da mola verdik, eğlenceli bir dinlenme tesisinden bisküvi ve su aldım kendime.


Otobüs kuzeyden güneye bir sürü köyden, kentten geçtiği için, o kadar kalabalık oldu ki, otobüsün üstünde seyahat eden insanlarda vardı. Bir ara yolda tekerimiz filan patladı. Ulaşabileceğimize dair umutlarım azalıyordu git gide.



Ama gerçekten dedikleri gibi 8 saat sonra El Nido'ya varmıştık. O hissi size anlatamam. Çok mutlu oldum ve bu mutluluğu hakketmiştim.

Otobüste benim gibi yalnız seyahat eden birisi vardı. Kalacak yer parasını paylaşabilmek ve belki o ucuz bir yerler biliyordur umudu ile hemen gidip tanıştım. ismi JB, Fransız. Beraber kaldık. Daha sonra yan taraftaki mekanda kalan Natalia ile de samimi oldum. 4 gece boyunca ben, JB ve Natalia süper vakit geçirdik.

Detaylar diğer postta. onu da şimdi yazacağım tabi ki :)

Array (Hala Kadıköy'de, hala bira içiyor, hala trenini bekliyor)

1 comment:

denizero said...

__yaaaa ne eğlenceli :)))___