Tuesday, July 21, 2009

Uzuuun bir aradan sonra

Güzel şeyler oldu arada, hem de bir sürü güzel şey!

Aralık 2008'de yazdığım bir yazı vardı, "Motivasyon Araçları" isimli. Orada bir tane defterden bahsetmiştim, ismi de hayata yeni yön verme defteri idi. Defterim işe yaradı!! Arada geçen boşluk da aslında o defterde yazdığım kararları uygulamak için yaptığım bir sürü iş, uğraş ile geçti.

Filipinler'deyken uluslaraası bir firmada çalışıyordum, aslında güzel gidecek bir kariyer planı vardı önümde. Ama istemiyordum, zaten o defter öyle çıkmıştı ortaya. Profesyonel olarak bir parçası olmak istediğim sivil toplum alanına nasıl geçebilirim'in hesaplarını içeriyordu o defter. Bununla ilgili master planları, iş başvurusu notları vs vs. Ve sonunda meyvelerini topluyorum.

Aralık ayında hüngür hüngür ağlayarak Türkiye'ye uçtum. Havalimanına beni sevgilim ve orada samimi olduğum bazı arkadaşlarım bıraktı. Beraber bir kahve içtik, sohbet ettik. Sonra terminal binasına girdim, check-in işlemlerini tamamladım. Tekrar yanlarına gittim, biraz daha takıldık, sonra zaman geldi. Sarıldım, sevgilime baktım. Uzatmaları oynuyorduk zaten, iyi gitmiyordu artık. Fakat yine de garip bir histi. Sonra o çizgiyi geçtim, hani pasaport kontrolu olur, aslında çok yakınsınızdır diğer tarafta kalanlara ama çok da uzak. Etrafıma baktım, insanlarla daha çok konuşmaya çalıştım. Ve uçağa bindim. Uçak havalandı, Manila aşağıdaydı. Belki bir daha hiç gitmeyeceğim bir kent. Arkada kalan onlarca anı, sıkıntı, sevinç, insan.. Bir sürü şey. Hepsi az önce o çizginin ardında kalmıştı. Bir dönem kapanıyordu, o anda kafama dang etmesi ile gözyaşlarıma hakim olamadım. Çok ağladım yolda. Hostes'i çağırıp "biraz daha şarap" diyip ağlamak bir süre sonra komik göründü sanırım dışarıdan :-) Ama tutamadım kendimi. Fakat bitmesi gerekiyordu artık, devam etsin de istemiyordum. Ve türkiye'ye geliş..

Ocak ayından Nisan sonuna kadar çabalamak ile geçti. Nisan sonunda süpper harika bir sivil toplum kuruluşunda işe girdim. O zamandan beri de orada çalışıyorum. İnanın, iş hayatıma başladığım zamandan beri güle oynaya, mutlu mutlu işe ilk defa gidiyorum. Hiç sıkılmıyorum, iş arkadaşlarımı çok seviyorum, işimi çok seviyorum. En güzeli, yaptığım işin faydasına inandığım için kendime çok motive hissediyorum. Güzel yani anlayacağınız :)

Vee defterin son marifeti! İngiltere'ye taşınıyorum Ekim ayının başında. Başvurduğum bir master programı vardı insan hakları ile ilgili. Okuldan kabul aldım, üstüne üstlük herşeyimi karşılayan - uçak biletimi bile- cep harçlığı, kitap parasını içeren süpper ötesi bir burs ile! Hiç kolay olmadı ama oldu sonunda!! Değişyor bir şeyler :-)

Ekimden sonra artık İngiltere notlarım olacak blogumda. Bu arada çok heyecan verici bir şehre gitmiyorum. Ufak kendi halinde bir şehir. Hemen bir bisiklet edinip, çatı katı bir stüdyo daire tutup okula bisikletle gitme hayallerim var.

Güzel olacak galiba... :)

3 comments:

Brajeshwari said...

dönüşün Muhteşem oldu..:)
tekrar buralarda olmandan dolayı mutluyum.

Kumsal said...

Umarım herşey istediğin gibi olur
burs için senin adına çok sevindim
İngiltere'de de bi gözüyaşlı kızcağız bırakırsın kesin:)
başarılar dilerim
Hoşçakal

Martie! said...

Senin adına sevindim,umarım İngiltere'de mutlu olursun.Bu arada burs süper gözüküyor xD

Gidenler,gelenler,gidecekler...Türk blog camiası İngiltere'ye mi taşınıyo noluyo uleyn? xD